Tiroİt NodÜllerİ ve Tİroİt Kanserİ İle İLİŞkİsİ Nedİr ?


            Nedir ve Görülme Sıklığı Nasıldır?

Tiroit nodülü (tiroit içinde tiroit dokusundan farklı bir kitle oluşumu) kadınlarda dört kat daha fazladır. Tiroitlerde oluşan nodüllerin % 50’si iyi huyludur. Tiroit kanseri nadir görülür. Amerika’da yaşam boyu tiroit kanser riski % 1’dir. Tiroit kanseri kadınlarda 2-3 kat daha fazladır. 15-24 yaş arasındaki kişilerde tüm kanserlerin yaklaşık % 7.5-10’unu tiroit kanseri oluşturur. En sık görüldüğü yaşlar ise kadınlarda 50-54, erkeklerde 65-69 yaşlar arasıdır. En sık “papiller” karsinom (% 80) görülür. Papiller kanserli hastaların % 93’ü 10 yıldan fazla yaşar. 1950 den 2000 yılına kadar tiroit kanseri sıklığı artmıştır. Bunun nedeninin radyasyon olduğu düşünülmektedir ve tiroit kanserine yol açan tek çevresel faktör iyonize radyasyondur. Radyasyon özellikle papiller kansere neden olur. Özellikle çocuklarda bu radyasyonun etkisi fazladır. Kadınlarda, ailede tiroit kanseri hikayesi olanlarda radyasyona bağlı kanser riski daha fazladır. Radyasyondan 5 yıldan sonra kanser sıklığı yılda % 2 artarak 30 yılda en yüksek düzeye ulaşır. Yetişkinlerde iyonize ışınla oluşan tiroit kanser sıklığı dışardan uygulanan ışın tedavisine göre daha az kansere neden olmaktadır. Buna karşılık çocuklarda iyonize ışın daha fazla etkilidir. Özellikle 10 yaşın altındaki çocuklarda etki fazladır. Chernobyl faciasından en fazla etkilenen kişiler çocuklar olmuştur. Bu faciada gökyüzüne çıkan radyoaktif iyot, bulutlar ile yüzlerce kilometrelik alana yayılmıştır. Gökyüzündeki radyoaktif bulutlar yağmur ile yeryüzüne inerek etkide bulunmuştur. En büyük etki Rusya’da Chernobyl’in kuzeyindeki 400 km’lik alanda olmuştur ve en fazla çocuklar etkilenmiştir. Türkiye’de bu kazanın etkileri bilinmemektedir. Epidemiyolojik çalışmalara gereksinim vardır. Radyasyon sonucu gelişen tiroit kanserinde hastalığın seyri kendiliğinden gelişen kanserle aynıdır. İyonize radyasyonla gelişen papiller karsinomlu hastaların %90’dan fazlası 10 yılın üzerinde yaşar. Bu tiroit kanserinden kurtulmuş olma anlamına gelmektedir.

 

Belirti ve Bulgular Neler?

Tiroit kanseri başlangıç döneminde her hangi bir bulgu vermez. Kanserin yaklaşık % 50’si kişilerin muayene kontrolleri sırasında  diğer % 50’si de hastanın kendisi tarafından fark edilir. Boyunda lenf bezinde büyümesi olmayan kişilerde tiroitte 1 cm den küçük olan nodül iyi huyludur. Bu durumdaki kişilerde aşağıda belirtilen risk faktörleri de göz önüne alınarak takip yapılır. Buna karşılık çapı 4 cm ve üzerindeki nodüller daha kuşkuludur ve kötü huylu tümörü düşündürür. Kötü huylu tümörlerin %50’si bulgu vermezler. Bulgu verdikleri takdirde, hastalarda boyunda lenf bezi büyümesi, ses kısıklığı, tiroitte hızla büyüyen tümör, veya boyuna yayılma sonucu olan şikayetler görülür. Tiroitteki nodülün kanser olma olasılığı 15 yaş altındaki ve 60 yaş üstündeki kişilerde artar. Kötü huylu tümör olasılığını arttıran diğer durumlar şu şekilde özetlenebilir: Ailede tiroit kanseri hikayesi, kalıtsal tiroit kanser olasılığını arttıran diğer bazı hastalıkların bulunması, baş ve boyun bölgesine daha önce ışın tedavisi alınmış olması ve ultrasonografide tiroitte küçük kireçlenme (mikrokalsifikasyon) bulgularının varlığı.

           

Tanı Nasıl Konulur?

İleri tanı için bazı kan tetkikleri yapılır ve ince iğne ile nodülden hücreler alınarak incelenir. Elde edile sonuca göre daha sonraki tanı ve tedavi yöntemleri belirlenir.

           

Nasıl Tedavi Edilir?

Bu kanserin en önemli tedavi yöntemi cerrahidir. Birçok hastada ek olarak radyoaktif iyot ve tiroksin (tiroit hormonu)  tedavisi uygulanır. Dıştan ışın tedavisi bazı hastalarda önerilir. Kemoterapinin etkinliği azdır. Tedavi seçimi tümörün tipine, yayılma derecesine, hastanın tercihine, hastanın genel durumuna göre değişmektedir.